Kehanet meraklılarına Armageddon savaşı

Komplo teorilerine ve kehanetlere ilgisi olanlara (yani benim gibilere :) ) yarayabilecek ya da en azından ilgilerini çekebilecek bir siteye rastladım az önce. Henüz tam anlamıyla inceleyemedim ama ilk izlenimlerime dayanarak anti-Amerikanizm ve anti-Siyonizm etkisi altında hazırlandığı fikrine kapıldım.

Kitabın önsözünde:

Şunu iyi bilin ki bu kitapta okuyacaklarınız  kesinlikle bu bir komplo teorisi değildir. Aksine belki de dünyanın en önemli ve en tehlikeli gerçeğiyle tanışacaksınız. Eğer şu an; “KIYAMET SAVAŞINI KİM BAŞLATACAK ?” diye dünyaya bir duyuru yapsak, hiç tereddüt etmeden, adeta birbirini ezercesine “BEN” diye haykırarak ortaya atılacak milyonlarca kişi şu an dünyamızda yaşamaktadır. Milyonlarca kişi bu savaşın bir an önce başlamasını sabırsızlıkla beklemekte ve başlaması için gereken şartların oluşmasına yardımcı olmaktadır. Sanırım hepiniz, nasıl olur da bütün dünyayı ve insanlığı mahvedecek nükleer silahların kullanılacağı bir savaşın, bir an önce başlamasını arzu eden milyonlarca kişi olabilir diye düşünmektesiniz? Bırakın arzu etmeyi, bu konuda kutsal kitaplarda yazılı olan kehanetleri gerçekleştirerek, bir an önce bu savaşın başlaması için birilerinin, Kutsal Kitaplar’da yazılı kehanetleri bir an önce kendileri gerçekleştirmeye çalışarak, adeta TANRIYI KIYAMETE ZORLADIKLARINA şahit olmaktayız. Bu kehanetleri ciddiye almayan bazı çevreleri harekete geçirmek için, bir takım kehanetleri beklemeden gerçekleştirdiklerine bile şahit olmaktayız. Yani etrafımızda bir an önce nükleer silahların kullanılacağı III. DÜNYA SAVAŞI’NIN başlamasını arzu eden milyonlarca kişi yaşamaktadır. İşte dünyamız ve insanlık böyle korkunç bir fanatiklikle karşı karşıya. İnanılacak gibi değil ama gerçek bu. Sanırım bütün bu iddialar acaba doğru mu diye düşünmeye başladınız? Pekala, 22 Ağustos 2006 günü için, yani İsrail’in Lübnan’a saldırısı devam ederken, Kıyamet Savaşı başlangıcı için tarih bile verdiler dersem ne dersiniz?

Sanırım “yine o meşhur KOMLO TEORİLERİNDEN biriyle, karşı karşıyayız” diye düşünmektesiniz. Bu kez durum çok farklı ve iş çok ciddi. Bu kehanetler binlerce yıldır kutsal kitaplarda yazılıydı. Belki her yüzyılda bazı karışıklıklar olduğunda, “işte şimdi zamanı geldi” diye yorumlandı. Ama ne zaman ki Filistin’de İsrail Devleti kuruldu, bazı çevreleri çok büyük bir heyecan bastı. “-Tamam işte şimdi Matta İncili’ndeki beklenen en önemli kehanet gerçekleşti. Şimdi ya 2009′da veya 2018′de İsa Mesih’in gelmesi kesin” diyerek kalan diğer kehanetler için harekete geçtiler. Hele bir de arkasından 11 Eylül saldırıları ve Irak (Babil) işgali umutları iyice arttırdı. Şimdi sıra Kudüs’teki Süleyman Mabedinin tekrar kurulma zamanı gelmişti. Süleyman Mabedi’nin (Tapınak) inşaatının başlamasındaki törende kurban edilecek beneksiz kızıl düveler Missisipili Cylde Lott tarafından yetiştirilmeye başlandı bile. 3. kez kurulacak olan tapınağın inşaatında kullanılacak 4.5 tonluk temel taşı, daha önceki dönemlerde temin edildiği Alafi Ailesinin arazisinden çıkarılıp Hulda Kapısı çevresine konmak üzere hazırda beklemekte olduğunu söylersem ne dersiniz?

Pekala bütün bunların sebebi nedir? Kimler neden bunları istemektedir?

Eğer biri size “- Bu savaş kaçınılmaz olacaktır. Hem de dünyanın üçte ikisini, yani 4.5 milyara yakın insanın öldürüleceği korkunç bir savaş. Ama sizin korkmanıza gerek yok. Çünkü bu savaştan siz etkilenmeyeceksiniz. Savaş öncesi siz yeryüzünden gökyüzüne kaldırılacaksınız. Gökyüzünde koltuklara oturup bu savaşı keyifle seyredeceksiniz ve savaş bittiğinde de 1000 yıl hiç ölmeden cennet hayatı yaşayacaksınız” derse ve BUNU SÖYLEYEN DE TANRI derse ne yaparsınız? Sanırım önce biraz düşünüp sonra da pek emin olmasanız da “-TANRI BÖYLE ŞEYLER SÖYLEMEZ” dersiniz. İşte asıl sorun burada TANRI BÖYLE ŞEYLER SÖYLEDİ Mİ yoksa SÖYLEMEDİ Mİ? Eğer söylediyse ve bu söylem hiçbir tereddüde meydan vermeyecek derecede açıksa, yapacak bir şey yok. Bu konuda birilerini fanatiklikle suçlamak haksızlık olur. Ama ya aksi bir durum varsa? Yani Kutsal Kitaplarda bulunan bu kehanetler çok net değilse ve bir takım zorlama yorumlardan yola çıkılarak birilerinin provokasyonuna geliniyorsa? Bilerek veya bilmeyerek, birilerinin çıkarları doğrultusunda, bizlerde bu kötü gidişe ortak olup dünyayı ve insanlığı mahvedecek olaylara yardımcı oluyorsak? Aslı astarı olmayan boş kehanetler uğruna dünyamızı mahvolmasına sebep olacaksak. Eğer gerçek buysa, bu durumda birilerinin Kutsal Kitaplarda yazılı olan bu kehanetlerin doğrulunu ve ya da doğru yorumlanıp yorumlanmadığını araştırması gerekmez mi? İşte bizde bunu kendimize bir vazife bilip bu işin içine daldık. Şimdi sizde, “acaba bu kehanetler gerçekten Tanrı’sal mı yoksa değil mi” diye meraklandıysanız, bu kitabı, bu konular hakkında çevrenizden duyduklarınızı bir kenara bırakıp dikkatlice okuyunuz. Çünkü bir fantastik bir bilim kurgu dünyasıyla tanışacaksınız. İçinde vahşi canavarların ve süper silahların kullanıldığı, Süpermenlerin çarpıştığı bir kehanetler dünyasıyla tanışacaksınız. Maksadımız sizi ve dünyamızı bu KIYAMET (ARMAGEDDON) SAVAŞINDAN korumak. Eğer bizi dinlerseniz bu iş çok kolay olacak ve KIYAMET SAVAŞINI KİM BAŞLATACAK ANLAYACAKSINIZ. Bakarsınız bazı çevreleri ikna edip belki de bu savaşın durdurulmasına katkı sağlayabiliriz. Aslında bu görev BARIŞ , KARDEŞLİK, HUZUR İÇİNDE SAVAŞSIZ BİR DÜNYA  diyerek fikir üreten ve meydanları dolduran herkesin baş görevi.

2006 yılında yayınlanan “Hz. İsa Hıristiyan mıydı?” isimli eserimin araştırmalarında, İncil’de Hz. İsa’nın kendi ağzından, yakın gelecekte ve daha sağlığında kendine inananlar bu dünyadan göç etmeden, geri geleceğini anlatan çok açık ifadeler görüp şaşırmıştım. Bu gerçek o kadar açık yazılmıştı ki, beklenen geri dönüş gecikince aralarında tartışmalar yaşandığını görmekteyiz. Armagedon Savaşı kehanetleri de, Hz. İsa’nın geri gelişine bağlı bir olaydı. Bu tutarsızlıklara ilk kitabımda kısaca değinerek, kitabın ön kapağına “Kıyamet savaşını durduracak kitap” yazmıştık. Daha sonra bu işin ciddiyetini anlayınca, Armagedon Savaşı gibi dünya ve insanlık için son derece önemli gelişmeye, insanların iki üç sayfa gibi kısa bir anlatımla ikna olamayacağını düşünerek, hem Tevrat’ı ve hem de İnci’li daha geniş inceleyerek, daha detaylı bir araştırma ortaya koymayı düşündük. Araştırmamıza ilgi gösterip bir kez göz atmanız, bir çok ön yargınızın değişmesine, bu dünyamızın da ve bu kötü gidişe ortak olmazsak öbür dünyamızında daha huzurlu olmasına katkı sağlayacaktır.

denilmekle birlikte, özellikle kırmızıyla belirttiğim cümleleri okuyunca “yine YAZMIŞLAR” dedim kendi içimden. :)

Sayın yazarın emeğine saygı duyuyorum, iyi vakit geçirmek için okunabilecek bir kitap, ama fazla bu konularla kafanızı bozmayın. Benden söylemesi…

Yorumlar

Yorum Yap